Yazı Detayı
11 Eylül 2019 - Çarşamba 14:30 Bu yazı 134 kez okundu
 
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bugün yazacaklarımızı Ortadoğunun Türkçesi kitabında dile getirmiştik (2017). O yazıların bir kısmı daha önce kaleme alınmış, gazetelerde yayınlanmıştı.

Geçen yüzyılın savaşı, “Cihan Harbi” bitmedi! Bu savaş, İslâm dünyasından Türkleri tecrit etme savaşı idi. İngilizlerin 1940’larda verdiği isimle “Ortadoğu” denilen İslâm’ın merkez topraklarını bin yıldan fazla Türkler yönetti. Eğer bu dönemi tanımlarken etnikliği/ırkı aşan “Türk” kavramını unutursak, hakikat temelli bir tarih yorumu ortaya koyamayız.

Emperyalistler zorba yönetimleri için tek mukavemet unsurunun Türkiye olduğunu gayet iyi biliyorlar, o yüzden Türkiye’yi İslâm dünyasından yalıtmak için ne gerekirse yapıyorlar. Yüzyıl sonra Türkler İslâm dünyasından tekrar tecrid edilirse, emperyalistler açısından Ortadoğu’yu yönetmek hiç zor olmayacak!

Türkiye, Cumhuriyet’le terk ettiği “Türk refleksi”ne döndü! Boyun eğmemek, güce ram olmamak, Hakkın davacısı olmak… İslâm dünyasında bu tavrı gösteren/gösterebilen devlet yok. Devlet sadece ülkeyle, parayla, halkla, bayrakla, marşla… olmuyor.

Aslında İslâm dünyasında gerçek anlamda “devlet” yok! İran elbette istisna. Kısmen Mısır. Bu devletler güçlü bir Türk yönetimi mirasının üstüne oturuyorlar. Geri kalanlar her türlü talimata, tesire, yönlendirmeye teşne.

Türkiye - Türkler etkisizleştirilmeden İslâm dünyasını kontrol altına almak mümkün değil. Bu şartlar bizi savaş hâli diyebileceğimiz bir vasatta tutuyor. Kendimizin farkında olmak zorunda olduğumuz gibi, bu savaşın da farkında olmak zorundayız.

Bir asır boyunca Türkiye, bin yıllık manevî, kültürel ve coğrafî bağlarından tecrid edildi. Türkler Araplara, Araplar Türklere düşman hâle getirildi. Yüz yıl böyle geçti. Bu bağların yeniden kurulduğu 21. yüzyılın başında emperyalist odaklar, Türkiye’nin hızlı seyreden bölge ile yakınlaşmasını durdurmak için harekete geçti. Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi yalıtmak için bulunan yol, bu ülkelerin kuzey bölgelerini terörist kürtçü örgütlere havale etmek şeklinde gelişti. “Kürtlere” demiyoruz, terörist stalinist kürtçülere... Çünkü Türklerle Kürtlerin bin yıllık beraberliği ancak bu şekilde bozulabilir! Şimdi terörist kürtçü unsurlar Araplarla Türkler arasında bir tampon olarak konumlandırılmak isteniyor.

Yüz yıl önce bölgede Osmanlı vardı. Osmanlı sonrası Türkiye ve ülke adı ile anılan “Arap” devletleri kuruldu. Araplar Osmanlıdan kurtarıldıklarına ikna edildiler. Asıl hedefin İsrail’in kurulması olduğunu ıskaladılar. Bütün bunlar emperyalistlerin terminal devletini kurmak için yapılmıştı. Osmanlı var oldukça İsrail olamazdı! Artık İsrail var ve batı emperyalizminin (patron önce İngiltere, sonra ABD) operasyon merkezi bu devlettir. Şu anda İsrail ABD’nin numara verilmemiş eyaletidir. Amerikan bayrağının fonunda altı köşeli yıldızıyla İsrail bayrağı vardır.

Suriye meselesi uzayıp gidiyor…

Suriye Türkiye ile İsrail arasında tampondu. Soğuk harb sonrası gelişmeler Suriye’yi Türkiye’ye yakınlaştırdı. Bu yakınlık için her türlü şart tamamdı. Vizeler kalktı, kendimizi İsrail sınırında bulduk! (Daha doğrusu Filisin sınırında) Bu kabul edilemezdi. Durum gittikçe vahimleşiyordu. Lübnan, Ürdün, Suriye bir iktisadî bütünlük içine alınıyordu.

Ve işte ABD İŞİD’i yarattı! İŞİD zamanımızın Vehhabiliğidir!

ABD terörle mücadele bahanesiyle düşük maliyetli askerî gücünü Türkiye sınırlarına yerleştirmeye yöneldi. Fazla dikkat çekmemek için işin içine Rusya’yı da kattı. Rusya bugün Suriye’de ABD’nin tam kontrolünü kırmaya çalışıyor. ABD’nin Türkiye’yi çevreleyen gücünün Akdeniz’e kadar ulaşmasını bu yüzden istemiyor. Bu sebeple Fırat’ın batısında Türkiye’nin varlığını kabulleniyor, Afrin harekatı yapılıyor.

Türkiye 30 kilometre derinlikli güvenli bölgeyi tam kontrol ederse ne olacak?

ABD daha güneyde yine düşük maliyetli askerî gücünü konuşlandıracak.

Şu sıralar Arap dünyasında Osmanlı aleyhtarlığı ateşlenirken Türkiye’de kült atatürkçülüğünün yükseltilmesi işte bu sınırların makuliyetini oluşturmak içindir.

10.09.2019-Karar

 
Etiketler: Güvenli, bölge, yahut, Türkiye’nin, ABD-İsrail, sınırı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
93 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
140 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
115 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
55 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
133 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
210 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
163 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
92 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
284 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
219 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
145 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
180 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
188 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
201 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
156 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
234 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
199 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
305 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
249 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
648 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
262 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
299 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
312 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
330 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
223 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
355 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
309 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
277 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
328 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
621 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
494 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
380 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
464 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
536 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
434 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
498 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
493 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
531 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
531 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
535 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
575 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
478 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
544 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
637 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
500 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
728 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
560 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
552 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
562 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
673 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1560 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
697 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
748 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
656 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
932 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
864 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
760 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1564 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1011 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1050 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1465 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1050 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
874 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
851 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
874 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1193 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
911 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
833 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
896 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
817 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
932 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1105 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1023 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1081 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1409 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1005 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1134 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1418 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1686 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1744 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1076 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1102 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
859 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1113 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
931 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1043 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
909 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1126 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1044 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
998 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1057 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
916 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1105 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
949 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1159 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
983 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1774 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1168 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1219 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1108 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1204 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1190 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1164 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1205 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1093 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1217 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1358 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1277 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1180 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1281 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1147 Okunma.
Haber Yazılımı